CoMBeKi PaYLaŞıM ALaNı - vBulletin

Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Böcekler

Böcekler Konusunda Bildiklerinizi Burda Paylaşabilirsiniz..

  1. #1
    Kalbimdesin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Kalbimdesin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aralık.2005
    Yaş: 29
    Mesajlar : 136
    Tecrübe Puanı : 0
    Array

    TÜRKIYE Örümcekleri

    Tüm kadın ayakkabısı fırsatları için tıklayın !

    Gizli Alanların Açılması İçin Üye iseniz, Giriş Yapmalısınız.. Henüz Üye Olmadıysanız Buradan Üye Olabilirsiniz.
    TÜRKIYE Örümcekleri
    http://www.combeki.net/forum - TÜRKIYE Örümcekleri





  2. #2
    Kalbimdesin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Kalbimdesin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aralık.2005
    Yaş: 29
    Mesajlar : 136
    Tecrübe Puanı : 0
    Array

    Bugün; dünyada bilinen hayvan türlerinin yaklasik 2/3'ni Arthropoda (eklembacaklilar) subesi olusturmaktadir. Artropodlar dünyada yasayan hayvanlar içinde tür bakimindan oldugu gibi birey sayisi bakimindan da en zengin grubu olusturur. Ayrica hayvanlar aleminde en fazla tür çesitliligine sahip böcekler (Classis: Insecta) de bu grupta yer almaktadir.

    Eklembacaklilar subesinde yer alan Arachnida sinifi genis bir spektruma sahip olup Örümcek (Araneae) Akrep (Scorpionida) Kamçili akrep (Uropygi) Silindir örümcek (Solifugae) Kamçili örümcek (Amblypygi) Ot biçen (Opilionida) Akar (Acarina) Yalanci akrep (Pseudoscorpionida) Kirbaçli örümcek (Palpigradi) Kamçili akrep (Uropygi) Kirbaçli akrep (Schzomida) ve Ricinulei gibi çok sayida farkli gruplarin birlesmesiyle olusur ve Araknitler (Classis: Arachnida) olarak adlandirilirlar.
    Örümcekler her türlü habitat ve ekosistemde yasayabilmektedir. Dünya üzerinde çok genis bir yayilis alanina sahip olan örümcekler kutuplardan kita içlerine deniz yüzeyinden 5000 m’ye ulasan yükseltilere kadar yayilabilmektedir. Bunlarin çogu karada pek azi kiyilarda ya da tatli sularin yüzeyinde ve içinde yasarlar. Genellikle bahçelerde duvar üzerinde saçak altinda ag gererek yasayan hayvanlardir. Günümüzde örümcekler karasal ekosistemlerde yasayan basta böcekler olmak üzere birçok artropodlarin etkili predatörü olarak tanimlanmaktadir.
    Prosoma ve opistosoma olarak iki kisma ayrilan vücut; pedisel denilen yapi ile birbirine baglanmistir. Prosoma bölgesinde yer alan ilk çift ekstremite keliserler olup bunlarin baglandigi kisimda bir çift zehir bezi yer alir. Bezlere bagli zehir kanali keliserlerden bunlarin ucunda bulunan ve sokma ignesi olarak kullanilan kiskaçlara açilir. Zehir avin felç edilerek daha kolay yenmesini saglar. Ikinci ekstremiteler alti parçali pedipalplerdir. Bunlardan sonra 7 parçali dört çift yürüme bacaklari yer alir. Bu segmentler kaideden uca dogru koksa trohanter femur patella tibia metatarsus ve tarsus yer alir. Basin ön kisminda genellikle 8 (bazen 6) adet göz iki veya 3 siraya dizilmis olabilir. Opistosoma farkli büyüklüklerde olmasina ragmen sistematikte önemli bir kriter sayilmaz. Dorsal kisimda kalp ya da yaprak seklinde “folium” yer alir. Opistosomanin arka ucunda anüs hemen altinda ise üç çift ag memeleri yer alir. Memelerden farkli yapilardan ag çikar ve bu degisiklik familyalara göre farklilik gösterir. Opistosomanin ventralinde ön orta kisimda genital delik yer alir. Bundan baska solunum açikligi olan boru trake stigmalari da örü memeciklerinin ön orta bölgesinde yer almistir.
    Fenoloji>Fenoloji
    bir örümcek yavrusu birkaç gün disi örümcek tarafindan bakildiktan sonra yuvadan ayrilir ve belirli bir yere agini kurduktan sonra burada yasar. Bu da örümceklerin ergin hale geçmeden ag örebilme kabiliyetinde oldugunu göstermektedir. Örümcekler ayri eseylidir. Erkeklerde opistosomanin her iki tarafinda uzanan tüp seklinde bir çift testis bulunur. Bu testisler epigastik çöküntünün arkasinda tek bir eseysel delikle disariya açilir. Erkeklerde kavusma organi pedipalpuslardir. Disi üreme sisteminde ise ovaryumlar opistosomanin karin tarafindan arkaya uzamis iki torba seklindedir.
    Örümceklerde eseysel dimorfizim görülür. Genellikle erkek disiden küçüktür. Çiftlesme meydana gelmeden önce bir çok davranis gösteren türlerde kimyasal algilama ve dokunma organlari iyi gelismistir. Cezbetme amaciyla salgilanan bu maddelere feromon denir. Bir defada 300-3000 yumurta birakabilirler. Yumurtalar kokon içerisinde bazilarinda anneye bagli olarak tasinir. Yavrular ilk deri degistirmeye kadar kokon içerisinde kalir. Yavrular kokondan çiktiktan sonra erginlere benzerler ve dolayisiyla larva devresi görülmez.
    Bir yavru örümcek ergin oluncaya kadar 6-8 kez gömlek degistirir. Örümcekler yilin belli periyotlarinda erginlesirler. Bu durum genellikle ilkbahar aylarinda baslayip sonbahara kadar sürmektedir. Bazi türler ise tüm yil boyunca erginlesebilmektedir. Genel olarak Mayis ve Haziran aylarinda erginlesirler. Örümceklerde ömür uzunlugu 1-2 hatta 10 yil sürebilmektedir. Uzun yasayan örümcekler daha çok tropikal alanlarda yayilis göstermektedir.


    Örümcekler gelisme durumlarina göre Orthognatha ve Labidognatha olmak üzere iki alttakima ayrilirlar. Orthognatlar ilkel yapili olup tropikal ve çöl ekosistemlerinde yasarlar. Gelismis örümceklerin içinde yer aldigi Labidognat örümcekler ise genital organlarinin kompleks olup olmamasina göre Haplojin ve Entelejin örümcekler olarak iki gruba ayrilir. Genellikle alti gözlü olan Hoplojinlerde basit bir palp ve epijin bulunurken Entelejin örümceklerde ise palp ve epijin ekstra kitinsi yapilar ile daha kompleks bir durum olusturup tam bir kilit-anahtar özelligi kazanir. Erkek ve disilerde opistosomanin ön orta kisminda akcigerlerin hemen gerisinde enine uzanan genital bir delik vardir. Erkek örümceklerde pedipalpler ampül seklinde çiftlesme organi olarak görev yapar. Ayrica femur patella veya tibia ile pedipalpuslar uç kismindan öne dogru “apofiz” adi verilen kalinlik ve uzunlugu degisen bir uzanti yaparlar.

    FIZYOLOJI=fizyoloji

    Beslenme ve Sindirim">Beslenme ve Sindirim
    Çogu polifag olan örümceklerin besinini diger hayvanlarin ve özellikle böceklerin vücudundan emilen özsulari olusturmaktadir. Sindirim sistemi agizla baslar bunu kisa bir farinks izler. Daha sonra emici mide ve orta barsak (gerçek mide) gelir. Orta barsakta keseler halinde kör barsaklar yer almaktadir. Ince barsak opistosoma bölgesinde birkaç küçük kanalla karacigere birlestigi yerde genisler ve sonra ince düz bir boru halinde devam eder. Arka uca yakin bir yerde yeniden genisleyerek bir kese olusturur ve anüsle disari açilir. Barsak opistosoma bölgesinde büyük sindirim bezleri ve karacigerle sarilir.

    Solunum>Solunum

    Solunum trakelerle ve kitap akcigerlerle yapilir. Kitap akcigerler genellikle iki kese halinde olup her birinde 15-20 tane yaprak seklinde ve üzerinde ince damarlar bulunan lameller vardir. Disariya açilan deliklerden hava girer ve bu yolla kan temizlenir. Ayrica trakeler de bulunabilmesine ragmen böceklerde oldugu gibi vücudun bütün kisimlarinda dallanma göstermezler. Özellikle opistosomaya yayilmislardir.

    Sinir>Sinir

    Sinir sistemi bas bölgesinde bulunan bir beyin (iki loblu bir ganglion) ile gögüs bölgesinde bulunan bir ganglion kümesi (subözefagial ganglion) ve bunlardan çikan sinirlerden olusmaktadir. Pedipalpuslarda ve yürüme bacaklari üzerinde duygu killari bulunmasina ragmen baslica duyu organlari gözler olarak kabul edilir. Genellikle büyüklükleri ve durus biçimleri türden türe göre degisen sekiz tane göz bulunur. Örümcekler objeleri ancak 10-15 cm uzakliktan net olarak görebilirler.

    Dolasim>Dolasim

    Dolasim sistemi opistosomanin dorsal bölgesinde üç veya dört ostiumlu kalp ile atar ve toplar damarlar bir seri vücut boslugu veya sinüslerden olusmustur. Kalp kastan yapilmis kontraktil bir tüp biçiminde olup perikardium denilen bir kilif içinde bulunur. Kalpten perikardium bosluguna ostium adi verilen üç veya dört çift delik açilir. Kalpten arkaya dogru bir atardamar uzanir öne dogru bir aort açilir. Aorta kollara ayrilarak prosomadaki doku ve organlara gider. Renksiz olan örümcek kaninda amoeboid hücreler bulunmaktadir. Vücut bosluklarini dolasan kan kitapsi akcigerlere giderek temizlenir; buradan toplar damarlarla perikardiuma gelir ve en sonunda ostiumlardan geçerek tekrar kalbe döner.

    Bosaltim>Bosaltim

    Bosaltim organi olarak ince barsaga açilan malpighi tüpleri ile dördüncü yürüme bacaginin kaidesinden disari açilan iki koksal bez bulunur. Koksal bezlerin bazen köreldikleri görülmüstür. Bu nedenle bunlarin açikliklarini bulmak oldukça güçtür. Koksal bezler tatli su istakozunda bulunan anten bezleri ile homolog organlardir. Bunlar annelidlerin nefridyumlarina benzeseler de nefrostomlari ve kanallari içinde kirpik yoktur.

    "GENEL ÖZELLIKLER">GENEL ÖZELLIKLER

    Kamuflaj Taklit ve Mimikri">Kamuflaj Taklit ve Mimikri

    Örümceklerin degisen çevre kosullarina karsi yaptiklari adaptasyonlarindan (uyma) daha etkili olan ve onlari düsmanlarina karsi koruyan baska adaptasyonlari da vardir. Bu koruyucu hareketler basit kamuflaj renklerini kullanmaktan taklit içeren kompleks davranislara kadar uzanmaktadir. Çogu örümcekler ölü (donuk) renge sahip olup çevrelerinde fazla dikkat çekmezler. Aksine çok belirgin yesil renklerde olan Micrommata virescens veya Araniella cucurbitina türleri yaprak üzerinde yasadiklari için bunlari dogal ortamlarinda seçebilmek oldukça zordur. Örümcekler yere düstügünde çogu kez bacaklarini vücuduna dogru çeker ve Katalepsi denen “ölüyü oynama” davranisini sergiler. Ayni zamanda düsmandan korunma amaçli olarak yapilan bu davranis; sadece örümceklerin taklit etmeleriyle degil böceklerin de örümcekleri taklit etmeleri yönüyle oldukça ilginçtir. Örnegin; bazi meyve sinekleri (Rhagoletis Zonosemata) kanatlarinda bazi ziplayan örümceklerin (Salticid Phidippus) bacaklarini andiran belirgin koyu çizgiler tasirlar. Dolayisiyla kanatlarini kaldirip indirdiklerinde hareket eden bir örümcek izlenimi verirler.


  3. #3
    Kalbimdesin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Kalbimdesin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aralık.2005
    Yaş: 29
    Mesajlar : 136
    Tecrübe Puanı : 0
    Array

    Kislama>Kislama
    Örümcek faunasinin %85’i kisi toprakta özellikle de soguga karsi iyi bir yalitkan olan yaprak döküntüsünün içinde geçirir. Bu süre boyunca örümceklerin çogunda bacaklar vücuda sarilmis ve görünen vücut yüzeyi minimuma düsmüs durumdadir. Yaprak döküntülerinin altindaki mikrohabitat örümcegi sadece asiri sicaklik degisimlerinden degil ayni zamanda kurakliktan da korur. Iliman bölgelerdeki “kisin-aktif” örümcekler özellikle soguga karsi dirençli olmasalar da diger örümceklere nazaran çok düsük sicakliklarda daha aktiftirler. -4°C’nin altinda diger örümcekler gibi sabit dururlar ve -7°C’nin altinda ölürler. Kisi pasif sekilde atlatan örümcekler soguga karsi daha dirençlidirler. Çogu bahçe örümcegi (Araneus sp.) korumasiz yerlerde bile-20°C’ye dayanabilir. Örümceklerin bu soguga nasil dayanabildikleri ise henüz net olarak açiklanamamistir. Fakat örümcek hemolenfinde antifiriz görevi gören gliserol varligi ve oraninin kis aylarinda yaza göre çok daha yüksek olmasi bu konuyu aydinlatmada bir giris noktasi olusturmaktadir. Ancak bu konuda da bazi çikmazlar dikkat çekmektedir.

    Adaptasyon>Adaptasyon

    Örümcekler soguk nemlilik su baskini ve yiyecek sikintisi gibi olumsuz durumlara karsi çesitli adaptasyonlar gelistirmislerdir. Kisi aktif olarak geçiren örümcekler üzerine günümüzde kis ekolojisi ve bu hayvanlarin soguga karsi dirençleri arastirilmaktadir. Örümcekler uygun mikrohabitatlara siginarak soguga karsi dirençlerini artirirlar. Metabolik oranlarini düsürür ve hazirlanirlar.

    Zehir ve Özellikleri">Zehir ve Özellikleri

    Bütün örümceklerde bulunan zehir bezleri keliser içlerinde yer alir ve uçtaki kanca ile ava enjekte edilir. Zehirleri neurotoks_k etkide olup solunum organlarinda felçlere yol açar. Ölüm olaylari genellikle çocuklarda ve solunum yetmezliginde meydana gelir. Iliman bölgede yayilis gösteren örümcekler az zehirli olup insan için öldürücü bir etkiye sahip degildir. Ancak tropikal bölgelerde yasayanlar çok zehirli olup insan için ciddi tehlikelere yol açabilir. Insanlar için öldürücü etkiye sahip olan örümcekler çogunlukla Araneidae Agelenidae Argiopidae Clubionidae Eresidae Loxoscelidae Lycosidae Theridiidae familyalarina bagli türlerdir. Tarantulalar büyük örümcekler olmalarina ragmen genel olarak düsünüldügünden daha az tehlikelidirler.

    ZEHIRLENMELER>ZEHIRLENMELER

    Yeterli miktarda alindiginda vucudun kimyasal ve fizyolojik düzenine etki ederek sonuçta ölüme yol açan maddelere toksin yada zehir denilir. Yeteri miktarda verildiginde zehir gibi davranabilecek bir kimyasal maddenin dokularda yol açtigi hasarin klinik belirtilerine de zehirlenme denilir.
    Zehirin etkisi dozuna ve alinis sekline bagli olarak degisebilir. Zehirlenmede zehirli maddenin molekül agirligi proteinlere baglanabilme gibi özellikleri ve de etkili olacaklari yapilarin özellikleri önemlidir.
    Zehirler öncelikle merkezi sinir sistemine etki ederler. Bu etkiye bagli olarak zehirli maddenin özelligine göre vucudun diger sistemlerini bloke edebilirler.
    Akut zehirlenmelerde irritabilite artisi titreme hallusinasyon ve koma görülebilir. Kronik zehirlenmede organlarda duyu kayiplari gibi sinir sistemi üzerinde çesitli bozukluklar ortaya çikabilir.

    Zehirlenmeler üç yolla gerçeklesebilir:

    1. Agiz yolu ile; Gida zehirlenmeleri ilaçlarla olan zehirlenmeler kimyasa maddeler ile zehirlenmeler alkol zehirlenmeleri.
    2. Solunum yolu ile; Karbonmonoksit ve diger zehirli gazlar ile olan zehirlenmeler.
    3. Deri yolu ile; Zehirli gazlarin temasi ile olan zehirlenmeler böcek öldürücü ilaçlarin neden oldugu zehirlenmeler yilan akrep örümcek ve diger zehirli hayvanlarin sokmasiyla meydana gelen zehirlenmeler.
    Akut zehirlenmelerin ilk yardim ve tedavisinde zehirlenen kisinin zehiri ne zaman ne miktarda ve ne sekilde alindiginin bilinmesi hayati öneme sahiptir.

    Örümcek Sokmasi

    Örümcek türlerinde keliserlerinin kaide kisminda büyük zehir bezleri bulunur. Bu sebeble bilinen 20.000 örümcek türünün hemen hemen hepsi zehirlidir. Bu bezler bir kanalla keliserlerin son segmentinden disari açilir. Hayvan avini isirdiginda uç segment ava batar ve zehrini ava bosaltir. Zehrin ava akitilmasinda bezlerin çevresindeki kaslar etkilidirler.
    Çok az örümcek türü insan için tehlike olusturur. Çünkü etkili zehirlere sahip olan türlerin birçogunun zehir disleri insan derisine etki edemeyecek kadar kisa ve kirilgandir. Fakat çocuklar için ölümcül olabilirler.
    G.Amerika’da yasayan Phoneutria cinsi örümcekler bilinen en güçlü nörotik zehire sahiptir ve insanlar için büyük tehlike olusturular. Kara dul olarak bilinen Lactrodectus cinsine ait örümcekler de kas sinir iletimini bloke eden peptid yapidaki zehirleriyle bir diger zehirli grubu olustururlar. Kahverengi örümcekler olarak adlandirilan Loxoceles cinsi örümcekler ve Argyronetidae familyasina ait su örümcekleride oldukca zehirli diger türlerdir.
    Örümcek zehirlerinin hemen hemen hepsi nörotoks_ktir. Bu zehirler sinir sistemine etki eder ve baglantili olarak kas kasilmalari ortaya çikar ve sonuçta ölüm meydana gelebilir.
    Genel kaninin aksine küçük örümcekler büyük örümceklere göre daha güçlü zehirlere sahiptirler. Tarantulalar sanildiklari kadar zehirli türler degildirler.


  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    TÜRKIYE Örümcekleri


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
X