CoMBeKi PaYLaŞıM ALaNı - vBulletin

Kapat
   
©
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

İç Anadolu Bölgesi

İç Anadolu Bölgesi ile ilgili paylaşımlarınızı Burada Yapabilirsiniz

  1. #1
    YoRGuNuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : YoRGuNuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Ekim.2006
    Yaş: 33
    Mesajlar : 2.241
    Tecrübe Puanı : 0
    Array

    Konya Bozkır Tarihi

    Tüm kadın ayakkabısı fırsatları için tıklayın !

    Gizli Alanların Açılması İçin Üye iseniz, Giriş Yapmalısınız.. Henüz Üye Olmadıysanız Buradan Üye Olabilirsiniz.

    http://www.combeki.net/forum - Konya Bozkır Tarihi Bozkır Tarihi Ve Turistik Yeleri

    Orta Torosların eteğinde kurulmuş olan Bozkır çok eski yerleşim yeridir.Bozkır ilçesi tarih sahnesinde yerini aldığından bu yana bünyesinde değişik toplumları barındırmış topraklarında bir çok medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.Geçmişte İsauralılar Romalılar Bizanslılar Selçuklular Beylikler ve Osmanlıların yaşadığı Bozkır’dabu toplumların bırakmış olduğu tarihi ve kültürel eserlerin sayısı oldukça fazladır.

    1-TARİHİ ESERLERA-) Zengibar KalesiKonya İli Bozkır İlçesi sınırları içerisinde Orta Anadolu Ovasını Toroslara bağlayandenizden yüksekliği ortalama 1750 metre yükseklikte olan bir tepe üzerinde bulunan ve çevresinde;kuzeydoğusunda Hacılar Köyü güneyinde Işıklar Köyü ve Hisarlık Kasabasıbatısında Yazdamı Köyü ve kuzeybatısında Ulupınar Köyünün yer aldığı Antik çağda İsaura Eyaletinin başkenti olan Bozkır İlçesinin en kıymetli turizm varlıklarından birisi Tarihi Zengibar Kalesidir.Konya-Karaman Devlet Yolunun 35.kilometresinden batıya dönüldükten sonraSarıoğlan Kasabası ayırımından Bozkır Yoluna sapılıp yaklaşık 25.kilometreden sonra sola dönülerekYazdamı ve Işıklar Köyü üzerinden ulaşılan Zengibar Kalesinin antik çağda İsaura Bölgesinin sınırları içerisinde ve bu bölgenin başkenti olduğubölgenin tarihinin milattan önce XVlll.yüzyıla kadar indiğibölgede Hitit KrallığınınLidyalılarınPerslerin KimmerlerinRomalıların ve Bizanslıların yaşadığıbölgenin milattan sonra XI.yüzyıldan itibarende Türk İdaresinde olduğu tarih araştırmacıları ve arkeoloğlar tarafından tespit edilmiştir.B-) Hisarlık Kasabası CamiiHisarlık Kasabası Camisi: Bozkır’daki Osmanlı devri eserlerinin en muhteşemi sanat değeri en yüksek olan cami 1282 (Hicri) yılında yapılmıştır. Cami’nin süslemesi Bağdat’lı İsmail Usta tarafından yapılmıştır.Hisarlık(Asarlık)Kasabası Camisi ahşap işçiliğinin mükemmelliği ve duvar freskoları (Sulubaya resimleri) sanatsal güzelliği bakımından ayrı bir önem taşır.Tek Mebanî’li (Temel Esas)cami’nin tüm duvarları eğilmiş tuba dalları servis ağaçları gemiler silahlarbir vazodan fışkıran çiçek motifleri geo bitkisel v.b. freskolarla hiç boş yer bırakılmamacasına dekore edilmiştir.Freskoların hazırlanmasında kaynamış bezir + bal + kökboya kullanılmıştır.Caminin ahşap işçiliğide son derece mükemmeldir. Türk sanatına da belirli bir dönemde ağırlığını koymuş olan Barok devri sanatının şahikasına ulaştığını görürüz. Barok sanatında kıvrımlı dal ve geometrik motifler eğri kesim (S) biçiminde hazırlanarak yapılmıştır.Güdük (Kısa) tek minaresi sarı pör taştan tek şerefeli ve sekizgen kaide üzerinde yükselir. Dışarıya açık üst pencereleri kafes yıldız biçiminde yine eğri kesim tekniğinde hazırlanmıştır.İç mebandı ikinci kat olarak kullanılan çıkmalar minber ve asma hutbe yerleri hep oyma ve eğri kesim tekniğinde üzerleri boyalı olarak yapılmıştır.Mihrap içi alçı ile dondurulmuş kenar pervazları cami içindeki barok sanatının uygulamasıyla birleştirilmiştir.Hisarlık Kasabası Camii de “Korunması Gerekli Kültür Varlığı” olarak tescil edilmiş miraslarımızdan bir örnektir. Restorasyonu için Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulundan kararı çıkmış olup Vakıflar Müdürlüğü tarafından restarosyon çalışmaları tamamlanmıştır.C-)Üçpınar Kurşunlu CamiiBozkır İlçesine bağlı Üçpınar Kasabası Hocaköy mahallesinde bulunan Caminin orijinalde düz toprak damlı ve ahşap bir yapı olarak yapıldığıdaha sonra da duvarlarının kalınlaştırılıp üzerinin kubbe ile örtüldüğü tespit edilmiştir. Eser dıştan dışa 13 m-16 m. ebadında bir kare plana oturtulmuştur.Kubbelerin önce çinko ile kaplanmasıdaha sonra kurşunla kaplatılması sonucunda ismi de Kurşunlu Camii olarak anılmaya başlanmıştır.Kuzeydoğu köşesinde bulunan silindirik gövdeli tek şerefeli olarak yapılan minare orijinal olmayıp 1917 yılında yapılmıştır.Bozkır Müftülüğündeki arşiv kayıtlarından bu caminin 1816 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.Dışarısının sadeliğine rağmen içerisi oldukça süslü olan Üçpınar Kurşunlu Camimin süslemelerinin 1949 yılında Müslüm Gökçek adlı Gaziantepli bir hat ve tezhip sanatkarı tarafından yapıldığı söylenmektedir.Bedenen özürlü bir insan olan ustanın işe Üçpınar da ne kadar yumurta varsa hepsini toplayarak başlaması ve süsleme işini yaparken Caminin içine hiç kimseyi almaması hala Üçpınar da söylenir. Ustanın bu yumurtaları kök boya ile karıştırarak boya hazırladığı düşünülmektedir.Kurşunlu Camii de “Korunması Gerekli Kültür Varlığı” olarak tescil edilmiş miraslarımızdan bir örnektir. Restorasyonu için Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulundan kararı çıkmış olup Vakıflar Müdürlüğü tarafından restarosyon çalışmalarına devam edilmektedir.D-)Bozkır Merkez Büyük CamiiÇarşamba Çayının hemen kenarında inşa edilmişyer yer neoklasik özelliklerin görüldüğü kareye yakın bir plana sahip olan caminin ahşaptan olan mihrabı üzerindeki kitabede yazılı olan Hicri 1286(Miladi 1869)yazısından caminin muhtemelen bu tarihte yapıldığı tahmin edilmektedir.Orijinal olmayan şu anki çift şerefeli minareden önce tek şerefeli bir minare bulunmakta idi.E-) Tarihi Bozkır Çarşamba Köprüsüİlçenin ortasından geçmekte olan Çarşamba Çayı üzerinde Merkez Büyük Camii önünde bulunan üç gözlü köprünün boyu 21 metregenişliği 3.85 metredir.Köprü araç trafiğe kapalı olupsadece yayalar tarafından kullanılmaktadır.Köprünün mimarisi yapısından Selçuklu eseri olduğu kuvvetli ihtimaldir.Köprünün diğer bir adı da Muahede Köprüsüdür. Köprü de yer yer aslına uygun olarak bakım ve tamiratlar yapılmışşu anki korkuluklar ise sonradan yapılmıştır. 2-TURİSTİK YERLERA-) Akarsu ve GöllerimizÇarşamba Çayı ve kaynağını oluşturan Aygır MevkiGöksu Nehrinin en büyük kolu olan Gökdere Çayı ile Sarıot GölüDipsiz Göl ve Eğri Göl turizm açısından görülmeye değerdir.B-) YaylalarTufanderesiAkçapınarÇatDikilitaşHisarlıkArslantaşBabuşçu Sarıot ve Tosun Taşı yaylaları;dağsağlık ve spor için turizm unsurları olabilecek özelliktedir.Bölgede bulunan tarihi eserlerin gerekli restoresinin yapılıpturistik yerleri ile birlikte tanıtımının yapılarak buranın turistik bir bölge haline getirilmesi durumunda hem Bozkır’ın tanıtımı yapılmış olacak hem de bölgenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunulacaktır.

    HİSARLIK KASABASI ESKİ CAMİİ
    Hisarlık merkez Büyük Mahallede bulunan Eski Cami tarihi bakımdan çok büyük bir öneme sahiptir. Bu cami vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından birinci derece korumaya alınmıştır. Bu cami Bozkır ve çevresindeki Selçuklu eserlerinin önemlilerindendir. Hicri 1282 yılında yapılan sanat değeri yüksek bir ecdat yadigarıdır. Caminin süslemeleri Bağdatlı İsmail usta tarafından yapılmıştır. Ahşap işçiliğin mükemmelliği ve duvar freskleri sanat güzelliği bakımından ayrı bir önem taşır. Caminin tüm duvarları eğilmiş tuba dalları selvi ağaçları gemiler silahlar bir vazodan fışkıran çiçek motifleri ve sulu boya resimleri ile süslenmiştir. Fresklerin hazırlanmasında kaynamış bezir bal ve kök boyaları kullanılmıştır. Caminin ahşap işçiliği de son derece mükemmeldir. Türk sanatına belli dönem damgasını vurmuş olan Barok devri sanatının şahikasına ulaştığını görürüz. Güdük tek minaresi sarı por taştan tek şerefeli olarak ve sekizgen kaide üzerinde yükselir. Dışarıya açık üst pencereleri kafes yıldız biçiminde yeni eğri kesim tekniğinde hazırlanmıştır. İçeride ikinci kat olarak kullanılan çıkmalar minber yerleri hep oyma ve eğri kesim tekniğinde üzerleri boyalı olarak yapılmıştır. Mihrap içi alçı ile doldurulmuş kenar pervazları cami içindeki Barok sanatıyla birleştirilmiştir. Koruma altındaki bu cami şu an için ibadete kapalıdır.




    BOZKIR ÜÇPINAR KURŞUNLU CAMİİ :
    Üç pınar Kurşunlu Camii Bozkır İlçesine bağlı Üç pınar Kasabası Hoca köy mahallesinde bulunan Caminin orijinalde düz toprak damlı ve ahşap bir yapı olarak yapıldığıdaha sonra da duvarlarının kalınlaştırılıp üzerinin kubbe ile örtüldüğü tespit edilmiştir. Eser dıştan dışa 13 m-16 m. ebadında bir kare plana oturtulmuştur. Kubbelerin önce çinko ile kaplanmasıdaha sonra kurşunla kaplatılması sonucunda ismi de Kurşunlu Camii olarak anılmaya başlanmıştır. Kuzeydoğu köşesinde bulunan silindirik gövdeli tek şerefeli olarak yapılan minare orijinal olmayıp 1917 yılında yapılmıştır. Bozkır Müftülüğündeki arşiv kayıtlarından bu caminin 1816 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Dışarısının sadeliğine rağmen içerisi oldukça süslü olan Üçpınar Kurşunlu Camimin süslemelerinin 1949 yılında Müslüm Gökçek adlı Gaziantepli bir hat ve tezhip sanatkarı tarafından yapıldığı söylenmektedir. Bedenen özürlü bir insan olan ustanın işe Üçpınar da ne kadar yumurta varsa hepsini toplayarak başlaması ve süsleme işini yaparken Caminin içine hiç kimseyi almaması hala Üçpınar da söylenir. Ustanın bu yumurtaları kök boya ile karıştırarak boya hazırladığı düşünülmektedir. Kurşunlu Camii de "Korunması Gerekli Kültür Varlığı" olarak tescil edilmiş miraslarımızdan bir örnektir. Restorasyonu için Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulundan kararı çıkmış olup Vakıflar Müdürlüğü tarafından restorasyon çalışmaları bitme aşamasındadır.





  2. #2
    alemextra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : alemextra isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Ekim.2003
    Yaş: 37
    Mesajlar : 11.452
    Tecrübe Puanı : 10
    Array

    ZENGİBAR KALESİ
    İsaura Konya- Bozkır Kara yolunun üzerin de Bozkıra 16 km uzaklık tadır. Bu günkü Zengibar Kale olarak bilinen yerdir. İsaura 1860 metre yükseklikte hakim bir tepe üzerine kurulmuştur. Sarp uçurumlarla çevrilmiş olan tepe Konya ve Toroslar ı kontrol altında tuta bilen bir yerdir. Özellikle seçilmiş olan bu dağ tepesi ayrıca Seydişehir Karaman Hadim yörelerini de kontrol altına almaktadır. Bol su kaynaklarının bulunduğu Toroslar dağ sıralarının Seydişehir ve Suğla Gölünün hatta Konyanın bir çok yöre sinin görüle bildiği bu hakim tepe İsauralı lar tarafından bilinçli olarak seçilmiştir İsaura antik kentinin planı çıkarılmış bu plan da kentin bazı önemli yapıları ile Nekropel; lerin yerleri gösterilmiştir.



    Kent surları:İsaura kentini çevreleyen surların uzunluğu yaklaşık olarak4 km. kadar dır. Ayrıca kentin güney noktasın dan başlayıp doğuyu çevreleyerek kuzey ucuna kadar giden ve doğal sur duvarlarının bir kısmı tahribata uğramış fakat bir kısmı da tüm görkemiyle ayakta durmaktadır. İsaura kentin surları yer -yer değişmekle beraber yaklaşık 250 - 300 metre aralıklarla inşa edilmiş kulelerle desteklenmiştir. Kent arazisinin doğal yapısın dan da yararlanılarak yapılan surlar bazen toprak zemine bazen de kayalık zeminlere oturtulmuştur. Surların taşları kentin için deki taş ocaklarından çıkartılmıştır. İsaura da gerek sur duvarların da gerek diğer yapılarda kullanılan taşlar açık kahverengidir.
    Çok az olarak mermer kullanılmasına karşılık tüm yapılardaki taşlar kireç taşıdır. Kentin güney batısında yer alan taş ocağının için de büyük bir su deposu bulun maktadır surlara sağlamlık kazandırmak amacıyla duvarlarda atkılı örgü tarzı kullanılmıştır. Anadoluda sur duvarları yalnız kesme taşlarla yapılan bir çok antik kent mevcuttur. Alinda Alabanda Side Perge ile Silyon kapısı örgü sistemi olarak İsaura surları ile benzerlik gösterir. İsaura da ki surların ölçüleri pek çok kısımla değişmekle beraber genel olarak genişlik 3 20- 3.30 metre arasındadır.
    Buna rağmen surların üzerin deki gezinti yerlerin de günümüze hiçbir iz kalmamış tır. Sur duvarları arazinin topoğrafik yapısına uydurulmuştur. Bazı yerlerde düz olduğu halde bazı yerlerde dirsek ve kademeler oluşturmaktadır.
    KULELER
    : İsaura kenti surların ve kapılarını koruyan kulelerin sayısı 14tür. Kulelerden bir kısmı özellikle şehir kapısı koruyan kule günümüze kadar sağlam gelenlerdendir.
    Kulelerden bir kısmı dışarıya doğru daire şeklinde kaideler üzerine oturtulmuştur. Bilindiği gibi düşmana karşı savunmanın yapıldığı merkezler kulelerdir.
    Tekniğin hızla ilerlemesi ve ağır mancılık ların kullanılmaya başlanması çok katlı kule yapımını zorunlu kılmıştır. İsaura da ki kulelerin bir kısmı da 3 katlıdır .Şehir kapısının hemen yanında bulunan kulenin yüksekliği 14.20 m. dir. Zeminden itibaren en üst noktaya kadar yaptığımız ölçümün gösterdiği bu yükseklik belki de daha fazlaydı.
    Kuleler bir birini görecek şekilde inşa edilmişlerdir. Sur duvarlarının ve diğer anıtsal yapıların yapıldığı kesme taşlar kulelerde de kullanılmıştır. İsaura da ki kuleler sur duvarlarına hem içerden hem de dışardan çıkıntı yapacak şekilde yapılmıştır. Kuleler yukarıya çıkıldıkça duvar kalınlığı biraz azalmaktadır. Zemindeki kalınlıklar ise 1.40-1.50m. civarındadır .Tek tek taşların bir birine bağlantısı harç kullanılmadan sağlanmıştır. Bazı taşların üzerinde delikler bulunmaktadır. Bunlar taşları kaldırırken kullanılan ağaç takozların tutturulduğu yerlerdir. Kulelerin alt kısımları iri taşlardan kaba yonu düzeyli üst katlarda ise ince yonu düzeyli olan taşlar kullanılmıştır. Şehir kapısını koruyan kule zeminden 14.40 m. yüksekliktedir.
    İsaura da tüm kuleler dörtgen beşgen altıgen ve daire planlı dır. Bu gibi kuleler çok planlı olduğundan herhangi bir savaşta darbelerin etkisini azaltmak ve altıgen güllelerin dik olarak çarpmasını engellemek açısından önem taşır. Köşe taşları da iki yüzlü yada bir birine geçme yoluyla bağlantı yapılarak iki parçadan meydana gelmiştir. Katlar arası ise ahşap bölmelere ayrılmıştır. Bu bölmelere ahşap bir merdivenle çıkıldığını tahmin edilmektedir. Ahşap katların döşemeyi taşıyan kirişleri kule bedenini taşıyan taş yuvalara oturmaktadır. Bu yuvalar halen mevcuttur. Kulenin her katının taban seviyesinden 1.20-1.30 m. yüksekliğinde mazgal delikleri mevcuttur. Bu delikler bir insanın dışarıyı rahatça görebileceği yüksekliktedir. Mazgallar dışarıdan yalnız 012 m. genişliğinde iken içeride 1 m. bulmaktadır. Mazgal delikleri genellikle eğri konan taşlardan inşa edilmiştir. Hatta bazı yerlerde taşlar oyularak yapılmıştır. Böylece dıştan gelen atışların etkisi azaltılmıştır.
    Kulelerin giriş kapılarının ölçüleri yer yer değişmekle beraber 1.40 m. genişliğinde ve 2.4 m. yüksekliğindedirler. Kentte iyice sağlamlaştırılan kapı lentosu olarak bir taş bloğu kullanılmıştır. Kulelerin üst kısımları yıkıldığından nasıl bir sisteme sahip oldukları bilinmemektedir. Yalnız kulelerin surlarını boşaltmak ya da düşmanların saldırılarında üzerlerine sıvılaştırılmış şeyler dökmek için taştan oyulmuş küçük oluk parçacıkları kule zemininde yıkıntılar arasında bulunmaktadır. KAPILAR : İsaura kentinde birisi Ulupınar Köyüne diğeri de Işıklar Köyüne bakan iki ana kapı mevcuttur. Ancak kentin kuzey tarafında kapı olması muhtemel olan iki ara geçit daha bulunmaktadır. Bu kapılardan kentin güney tarafında olan ve ana kapı olarak bilinen kent kapısı diğeri de batıdaki akropol kapısıdır.
    KENT KAPISI :
    İsaura kentinin korunamayan bu kapısı yıkıntılar halindedir. Kapanın solunda sağında kapıyı koruyan kuleler bulunmaktadır. Ancak kapısın solundaki kule ayakta kalmasına rağmen sağındaki kule tamamen yıkılmıştır. Kapının etrafındaki surlar içeri doğru bir girinti yapar. Sol taraftaki kulenin dışa çıkıntı yapmasıyla da bir dış havlu oluşur. Bu da savunma yönünden önemlidir. Kapının zeminde genişliği 4 m. bulmaktadır. Kapının bir kemerle tamamlandığı düşünülmektedir. Kent kapısını önündeki yıkıntılar içerisinde bir çok silah kabartmaları görülmektedir. Bu kabartmalardan kalkan miğfer kılıç ve çelenk gibi savaş aletleri tasvir edilmiştir.
    AKROPOL KAPISI:
    Günümüze kadar korunabilen Akropol Kapısı kentin en görkemli yeri durumundadır. Kapının çift kuleyle desteklenmesi kent savunması açısın dan önemlidir. Bu tür kapılar yakın doğu kökenlidir. Şehir surlarının kavisleme ve kırılması sonucu meydana gelen sur dışı avlulu bir kapıdır.
    Bu kapıdan direk olarak kentle sınırlı olan Akropole gidilmez. İleriye doğru çıkıntı yapan iki kule arasındaki yol tam sola dönerek bir kapıdan geçer. Önce küçük bir avluya ve sonrada sağa dönerek ikinci bir kapıdan Akropole ulaşır. Bu durum kentin özel savunmaya verdiği önemi açıklar. Her iki kuleden soldaki sekiz köşeli ve iyi durumdadır. Bir çok savaşçı ambleminin bu kulede bulunduğu H.Swoboda ve ekibi tarafından yapılan araştırmada görüldüğü söyleniyorsa da bugün yarısı olmayan bir kalkandan başka bir şey görülmemektedir. Dıştaki kapı kemeriyle birlikte günümüze kadar gele bilmiştir. Kapı 3.85 metre genişliğindedir. İç avlu yıkıntılar altında kalmıştır. Burada da kente girmek için ikinci bir kapı vardır. Bu kapı 3.46 metre genişliğindedir. Kapının üst kısmının kemer biçimin de olduğu yıkıntıların arasında ki kemer taşlarından anlaşılmaktadır. Avlulu kent kapıları İsaura dan başka Perge Silyon Priene Bergama ve Asosta bulunmaktadır.
    İsaura kentinde bol miktarda silah kabartması bulunmaktadır. Bu kabartmalar kentin kapılarını sağ ve solundaki kulelerin yan duvarlarını süslemektedir. Bunların benzerlerine Anadolu da Bergama Selge ve Side de rastlanmaktadır. Silah kabartmalarının kule bedenlerinde mi kapı üstünde mi olduğu kesin olamamak la birlikte Hamilton un elle yaptığı bir resim de kalkanın Akropol kapısının yanın da bulunan ve bedenini süslediği görülmektedir. Ayrıca H.Swoboda ve ekibinin yaptığı incelemelerde bu tür kabartmaların kule duvarların da olduğu belirtilmiştir. Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi silah kabartmalarının Akropol kapısını süslediği belirtiliyorsa da yapılan araştırmalar da bu tür kabartmaların Akropol kapısın da değil kentin batısındaki kapı önünde bulunan yıkıntılar arasında olduğu görülmektedir.
    ZAFER TAKLARI :
    İsaura antik şehrin de Zafer Tak ları vardır. Bunlardan bu gün bile ayakta kala bilmiş olan Hadrianus Zafer Tak ını göre bilmekteyiz. Hadrianus bilindiği üzere M.S. 117 - 138 yıllarında imparatorluk yapmıştır. Hadrianus un İsaura ya gelip gelmediğini kesin bilmiyoruz. Ama onun dönemin de Anadolu da yaşanan barış ve huzurun anısına bu Tak dikilmiştir. İsaura kent merkezinin hemen hemen ortasında yer alan Tak iki ayak üzerin de bir kemer den oluşmaktadır. Tek gözlü bir yapıdır. Ayaklarının eni 1.20 m. uzunluğu ise 3.68 m. dir. Kemer gözünün açıklığı ise 3.22 m. genişliğine ve 5.46 m. tepe yüksekliğine sahiptir. Yapının tüm yüksekliği 7.73 m. dir. Yapıda farklı olarak taş malzemelerin kullanılması onun onarımlar geçirdiğini göstermektedir. Ortadaki haç motifi ise Bizans döneminden sonra işlenmiştir. En üst kısmında Arşitrav ın üzeride iki satırlık bir yazıt olduğu H.Swoboda tarafından söyleniyorsa da bu gün bu yazıt yoktur.
    Bir başka Tak ın da Marcus Aurelius a ait olduğu yine H.Swoboda ve arkadaşlarından anlaşılıyorsa da yapılan araştırmalarda bu Tak ın izine rastlanmamıştır. Ana kapıdan şehir meydanına inen sütunlu caddenin hemen kenarında üçüncü bir Takın olduğu belirtilmektedir. Bu Tak ta Severus Alexander e adanmıştır. Bu gün Zafer Tak ı olarak adlandırılan yapının derinliği 3.26 m. zeminden kemere kadar olan yüksekliği ise 3.63 m. Yapının tüm yüksekliği de 5.53 m. dir.
    EXEDRA :
    H. Swoboda tarafından geniş açıklamalarda bulunulmasına rağmen Exedra dan bu gün hiç iz kalmamıştır. AGORA : Kent merkezinin ortasında bulunan Agora sütunlu caddenin hemen yanında yer alır. Ancak günümüze ulaşabilen temel seviyesinde taş bloklardan başka bir şey görülmemektedir.
    BASİLİKA :
    Hadrianus Tak ının hemen yanında olup kentin en büyük binası durumundadır. Basilika her ne kadar yıkıntılar içinde bulunuyorsa da duvarları bir metreye kadar ayaktadır. Bina Roma döneminde Basilika sonraları ise Kilise olarak kullanılmıştır. Binanın boyu 30.75 metre eni 18 metre dir. Duvar yüksekliği sağlam kalan yerlerde 1.50 metreyi genişliği 1 metreyi bulmaktadır. Duvarları harçsız olarak bindirme tekniği ile yapılmıştır. Sur ve kulelerin inşa tekniği aynıdır. Basilika nın yanında bir kilise vardır. Yıkıntılar arasında bulunmaktadır. Kentin güneyinde de bir başka kilise bulunmaktadır. Kilisenin boyu 22 metre eni ise 12 metredir. Bu kilisenin batısında ve yakınında yer alan bir bina yıkıntısı bulunmaktadır. Bu binanın boyu 40 metre kadar dır.
    İsaura kenti kilise açısından oldukça zengindir. Akropol kapısını kent kapısına bağlayan antik yolun solunda ve kentin güneybatısında bir yerde bir kilise daha mevcuttur. Fazla tahrip olmuş moloz yığınları altındadır. Kent merkezinin güneyinde sekizgen yapıda bir bina bulunmaktadır. Bina yıkıntılar içindedir. Bir kilise olduğu tahmin edilmektedir. Buraya kaylarla oyulmuş bir merdivenle çıkılmaktadır. Ayrıca batıdan bir de küçük yolu vardır. Yapı içten içe yaklaşık 15 metredir. Üst örtü hakkında bir bilgi bulunmamaktadır. Kentin en yüksek bir Baptisterium bulunmaktadır. Burası da yıkıntılar içindedir.
    NEKROPOLLER :
    İsaura kentinde çok sayıda Nekropol sahası mevcuttur. Akropol’un güneyinden başlayarak batı ucuna kadar olan kısımlar ve şehir kapısında Ulupınar Köyüne inen tatlı meyillin tümü mezarlık olarak kullanılmıştır. Ayrıca daha önce yapılan çalışmalarda gözden kaçan bir Nekropol sahası da kentin doğusundan Acılar Köyüne inen çok dik bir arazi üzerinde bulunmaktadır.
    Bu Nekropollerin en göze çarpanı şehir kapısından Ulupınar Köyüne giden antik kayalar oyulmuş mezarlardır. Mezarların cephesi sütun veya paye ile yapılmış ortada mezar odası bulunan mabet görünümündedir. İkinci Nekropol sahası ise şehir kapısının yaklaşık 500 metre kuzeyin dedir. Bir kaya bloğu oyularak derinleştirilmiş ve içine birçok lahit konulmuştur. Ancak lahitlerin pek çoğunun kapakları kırılmıştır. İsaura kentinin batısın da Yarıkpınar dan başlayarak kentin güneyin de yani Akropol kapısına kadar devam eden geniş bir sahada Nekropol sahası olarak kullanılmıştır. Burada yer yer dikdörtgen planlı mezar anıtlarına rastlamak mümkünse tamamen yıkılmışlardır.
    Ayrıca araştırıcıların zaman kısıtlaması yönünden belki de uğrayamadıkları kentin doğusunda Acılar Köyüne inen oldukça meyilli bir arazide de pek çok lahit kapakları kırık olarak görülmüştür.
    Nekropol yönün den İsaura kenti oldukça zengindir. Kentin batısındaki Ulupınar Köyünden Yarıkpınar a gidildiğin de vadi için de pek çok mezar bulun maktadır. Ancak bağ ve bahçeler içinde kaldığından pek fark edilemezler. Bunlar arasın da Köylülerin Sarnıç olarak kullandığı bir yer altı mezarı bulunmaktadır.
    Bu vadinin hemen sağında kayalara oyulmuş ancak herhangi bir figürün bulunmadığı kaya mezarları da mevcuttur. Kaya mezarlarının bulunduğu yerden itibaren yükselen tepeninin en üst noktasın da büyük bir mağara yer almaktadır. Bu mağaranın sağında ve solunda üçer basamaklı merdivenler bulunmak tadır.
    İsaura kenti içinde ve çevresin de hatta Sarıot yaylası civarın da ve Aslantaş Yaylası Avdan köyün dede bu tür kayalara oyulmuş basamaklar mevcuttur. Bunların kutsal alan yerleri oldukları tahmin ediliyor. İsaura kentinde bu gün hiçbir iz olmamasına karşılık kentin güney doğusun da sütunlu caddenin hemen üzerin de birkaç merdiven basamağı bulunduğu buranında çok küçük bir tiyatro veya Odium olabileceği söylenmektedir. İsaura kenti hakkında H.Swoboda ve ekibi detaylı bilgiler vermişlerdir. Bu çalışmalarda kent içindeki su kaynakların dan söz edilmemiştir. Kentin kuzeydoğusunda üç su kaynağı mevcuttur. Bol su kaynaklarının bulunduğu Yarıkpınar ile Ulupınar Köyü arasında eski değirmen yerlerinin izleri hala fark edilmektedir.
    İsaura kenti son yüzyıl için de yağmalanmış ve çevre köylerinin cami okul ve ev yapımında kullandıkları yapı taşlarının büyük bir kısmı buradan gitmiştir. Bozkır ilçe merkezin deki Çarşamba Çayı üzerin de bulunan köprünün taşları ve eski Askerlik Şubesi binasının bazı yapı taşları ile sütunları İsaura dan getirilmiştir. Yağmalanmasına hâla devam edilen İsaura dan özellikle Işıklar Ulupınar Hisarlık ve Acılar Köylerine bazı mimari parçalar götürülmüş ve Okul Cami ve Ev duvarların da süs olarak kullanılmıştır.


  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Konya Bozkır Tarihi


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •